Ses telleri lezyonları
Ses tellerindeki iyi huylu, kanser özelliği göstermeyen lezyonlar sesin yanlış veya kötü kullanılmasına ve ses tellerinde travma veya hasara bağlı gelişir. Bu lezyonlar ses tellerinin vibrasyonunu bozar. Vibrasyondaki bu bozulma ses kısıklığına ve ses kalitesinde kronik değişikliklere neden olur. En sık rastlanan ses teli lezyonu "şarkıcı nodülü" olarak bilinen vokal nodüllerdir. Tipik olarak her iki ses telinde karşılıklı olarak bulunurlar. Bu nodüller ses istirahati ve konuşma terapisi ile tedavi edilirler. vokal kord polipleri veya kistleri de sesin yanlış veya kötü kullanılmasına bağlı gelişen diğer lezyonlardır ve cerrahi dışı tedaviler sonuç vermediğinde cerrahi tedavi ile çıkarılırlar.
Larengofarengeal Reflü Hastalığı
Mide içeriğinin özefagusa (yemek borusu) ve boğaza kaçması bir çok belirti yaratabilir. Boğazdaki mide asidinin yarattığı rahatsızlıkların başlıcaları: ses kısıklığı (kronik veya aralıklı), yutma problemleri, yabancı cisim hissi veya boğaz ağrısıdır ki bu klinik duruma larengofarengeal reflü hastalığı adı verilir. Larengofarengeal reflü hastalığı tanısı hastaların yarısında, gastroözefagiasl reflü hastalığında görülen göğüste yanma hissi yapmadığı için daha zordur.
Mide asidi herhangi bir anda göğse doğru akabilir. Laringofarengial reflüde spesifik bir semptom olmadığı için tanı zor konur. Hastalar, sabah göğüste rahatsızlık hissi, ses kısıklıı, boğazda yabancı cisim hissi ile uyanırlar. Kulak burun boğaz uzmanı yapılan muayenede gırtlaktaki aside bağlı değişiklikler saptanır.